“AMAÇ” Kitabı İncelemesi

Amaç Sürekli İyileştirme Süreci

Bir endüstri mühendisi olarak “Amaç” kitabını üniversitedeyken de okumuştum. Hocaların bir nevi mesleği daha iyi anlama ve sevmesini eğlenceli bir yolla başlatmak için tercih ettiği bir kitaptı. İş hayatına girdikten sonra daha farklı bir bakış açısı ile tekrar okumak istedim. Sadece endüstri mühendislerinin değil herkesin okuyup çok fazla çıkarımda bulunabileceği bir kitap amaç.

Kitabın yazarı Eliyahu M. Goldratt, “Kısıtlar Teorisi” ni ortaya atarak kurum ve işletmelerin büyük çaplı sorunlarına çözüm bulan fizikçi ve yönetim danışmanı. Geliştirdiği yeni yönetim ve sistem felsefeleri ile dünya çapında tanınmıştır.

Batmakta olan bir fabrikayı kurtarmak için 3 ay süre verilen bir fabrikanın üretim müdürü olan Alex Rogo’nun yaşadıklarını anlatıyor kitap. Bir fabrikanın batışı ve bununla ilgili teknik bilgilerin içerildiği bir olayın roman konusu olamayacağını düşünebilirsiniz fakat hiç sıkılmadan okuyacağınıza eminim.

Yazıma kitaptan bazı bölümler ve alıntılar ile devam edeceğim.

Amaç nedir?

Kitabımızın ana konusu Amaç nedir? Ana karakterimiz , fabrikanın batışına engel olma çabası içine girdiğinde aldıkları önlemlerin neden yetersiz olduğunu, üretkenliği* arttırdıkları halde neden batma noktasına geldiklerini sorgulamaya başlar. Bu noktada fizikçi Jonah ile karşılaşır ve her şey değişmeye başlar. Hangi konumda olursak olalım bir bilgeye akıl danışacağımız hocaya ihtiyacımız oluyor. Jonah da Alex’i daha derin düşünmeye sevk eden akıl hocası. Jonah’ın sorduğu sorularla bildiği kavramların asıl anlamlarını sorgulamaya başlar ve asıl soruya odaklanır.

“Amaç ne?”

Fabrika için amaç, en basite indirgenmiş hali ile para kazanmaktı. Eş zamanlı olarak hem yatırım getirisini, hem de nakit akışını artırarak net karı yükseltmek sureti ile para kazanmak. “Hem envanter hem de işletme giderlerini azaltırken akım faydasını artırmak”.

Kısıtlar Teorisi

Bu kavram, “Amaç” kitabı ile ilk kez Goldratt’ın öne sürdüğü bir yönetim felsefesi. Sürekli olarak iyileştirmeyi hedefleyen bir felsefe olarak tanımlanıyor. Belki oturup bir makaleden kısıtlar teorisini okumak çok sıkıcı gelebilir. İstenilen bilgi bu kadar yalın bir dille ve basit örneklerle anlatılınca kalıcılığı da çok fazla oluyor.

Alex, oğlu ve arkadaşları ile bir gün dağda yürüyüşe çıkar. Tek sıra halinde yürürlerken çocukların arasının sürekli olarak açıldığını ve ulaşmaları gereken yere zamanında varamayacaklarını fark eder. Bu durumu aynı zamanda fabrikasında asla zamanında teslim edilemeyen siparişlere benzetir. Durumu irdelemeye başlar.

Ve çocuklara yürüyüşün amacını sorgulatır.

“ Bu yürüyüşün amacı kimin en hızlı gittiğini saptamak değil. Amaç bir yere birlikte varmak. Bireyler yığını değiliz. Biz bir ekibiz. Ve hepimiz varmadıkça, ekip kampa ulaşmış sayılmaz.”

“Bir zincir en zayıf halkası kadar güçlüdür.”

 

Şimdi bir imalat fabrikasını düşünelim. Monte edilecek parçalardan, en yavaş üretilen parça o ürünün son halini belirlemez mi? İşte bu örnekte darboğazımız o parçayı üreten makine olabilir. Diğer parçalar ne kadar hızlı ve çok üretilirse üretilsin ürün darboğazımızdan çıkacak son parçada monte edilmeden teslim edilemez.

“…Bağlı olaylar sadece fabrikada değil, her süreçte söz konusu. Araba kullanmak bile birbirini izleyen bağlı olaylarla gerçekleşmiyor muydu? Şu anda yaptığımız yürüyüş de öyle değil miydi? Şeytan Vadisi’ne ulaşmak için bu patikadan yürümemiz gerekiyordu. En önde giden Ron ilerlemeden Dave yürüyemezdi. Dave de yürümeliydi ki Herbie ilerlesin…”

Bu örneği hayatımızdaki her alana uygulayabiliriz. Sorunlarımızı etkin bir şekilde çözebilmek için önce şu sorulara cevap bulmalıyız. Bizim darboğazlarımız neler? Darboğazımızı en etkin şekilde nasıl kullanabiliriz?

Gelelim bir diğer bir önemli noktaya: Ekip ruhu  ve iletişim gücümüz. Hangi kararları kimlerle sorgulamalı, kime danışmalıyız? Ekip ruhu, birbirine güven, etkin bir iletişim ve iyi bir liderlikle Alex Rogo diğer karakterlerimizle fabrikasındaki sorunların üstesinden gelmeye çalışıyor. Ve bize bir kez daha ekip ruhunun önemini gösteriyor. Yeniliğe, gelişime, değişime ve sürekli olarak bunları amacımız doğrultusunda yapmaya odaklanmamızın önemini vurguluyor.

Sürekli İyileştirme Süreci

Burada sürekli kelimesinin altını tekrar tekrar çiziyorum. Bir iyileştirme süreci sürekli olarak yenilenmezse güne ayak uyduramadan geçmişte kalır ve yaşananları tekrar tekrar yaşamaktan kaçınılmaz sona sürükler. Bu sebeple Alex ve ekip arkadaşları fabrikalarını kaçınılmaz  sondan geleneksel yöntemin dışına çıkarak kurtulabildiler ve bunu bir süreç haline getirdiler.

  1. Adım: Sistemin darboğazını sapta.
  2. Adım: Darboğazları nasıl kullanacağına karar ver.
  3. Adım: Her şeyi yukarıdaki karara tabi kıl.
  4. Adım: Sistemin darboğazlarının verimliliğini arttır.
  5. Adım: Bir önceki adımlardan herhangi birinde bir darboğaz oluşursa, yeniden birinci adıma dön.

Kitabın en önemli noktalarından biri sorunları basite indirgeyip gereksiz bilgilerin içinde boğulmadan çözüme ulaşmaya çalışarak daha sonra detaylara indirgemekti. Ve asla rehavete kapılmadan sürekli iyileştirme çabasında olup sürekli çağı yakalamak ve daha ileriye götürmek.

Kitaplığınızda yer alması gereken kitaplardan.

 

Keyifli okumalar…

 

Yazar:  Merve Zeynep ALTUĞ



EnglishTürkçe