BUZDAĞIMIZ ERİYOR !

Değişim, toplumlar tarafından genel olarak gerçekleştirilmesi zor bir olgu. Hele ki ortada benimsenmiş, uzun yıllardan beri kabul görmüş, geleneksel bir yapı var ise. Bunun nedeni, insanların değişime ihtiyaç duymaması, daha iyiye gitmektense olanla yetinmenin yeterli olduğu görüşünden kaynaklandığını düşünüyorum.Peki, bu algı nasıl kırılmalı? Sorunlarla ne şekilde başa çıkılmalı? Bizi çözüme götürecek en etkili, en verimli yolu nasıl belirlemeli? Bu noktada devreye giren “Proje Yönetimi” kavramı sadece iş hayatımızda değil, hayatımızın her alanında karşımıza çıkıyor aslında. Gerek üst düzey yönetici gerekse de lise öğrencisi olalım proje yönetimi kavramını hayatımızda uygulamak karşılaştığımız problemlerin çözümüne başarılı bir şekilde ulaşmamızı sağlar.

Harvard’ın ünlü John Kotter’inin, ödül kazanmış çalışmalarına dayanan “ Buzullar Eriyor’’ adlı fablı, tam da bu olguları odak alan basit, anlaşılması kolay, her kesimin kendine ders çıkarabileceği bir öykü.

Öykünün ana kahramanları Fred, Alice, Profesör, Louis ve Buddy adlı penguenler. Aslında kahramanlarımız günlük hayatımızdaki patronlarımız veya iş arkadaşlarımız olarak düşünebiliriz.

Hikâyemizde penguenler yaşadıkları habitat olan buzulların erimesi tehlikesiyle karşı karşıyalar. Bunu fark eden meraklı ve araştırmacı Fred, orada yıllardır yaşayan, alışılagelmiş düzenleri olan diğer penguenleri bu tehlikeye ikna etmesi oldukça zor olacaktır. Penguenler arasında topluma fikirlerini kolayca kabul ettirebilen liderler varken onun herkes için “deli saçması” olarak görülen bu fikre inandırması için fazlasıyla çaba göstermesi gerekecek. Onları ikna edemezse tüm penguenlerin sonu olacağından bunu başarmak zorunda. Böylece Fred’ in değişime ikna etme çabası başlıyor.

 

 

 

Kitapta da bahsedildiği üzere bu fabl bize gösteriyor ki; “Onların bu masalı değişime ve kahramanca davranışa direnmeyi, kolaylıkla yola getirilemeyecekmiş gibi görünen engelleri ve bu engellerle başa çıkabilmenin en zeki taktiklerini anlatıyor. Bu aslında bugün etrafımızda türlü şekillerde olagelen bir öyküdür. Ama penguenler onları sınayan, gerçekten çok büyük zorluklarla uğramak için ne yapmaları gerektiğini biliyorlar ve birçoğumuzdan çok daha iyi mücadele edebiliyorlar”.

 

 

“Değişim uğraşında başarılı olursanız, refah içinde yüzersiniz. Değişimle başa çıkamazsanız, hem kendinizi hem başkalarını tehlikeye atmış olursunuz.”

 

 

Öyküyü okuduktan sonra siz de eriyen buzdağı üzerinde mi yaşıyorsunuz bunu kendinize sorun. “Buzdağınız türlü şekillerde olabilir: eskiyen üretim hatları, çağdaşlığını yitiren okullar, kalitesi düşen hizmetler, akılla ve mantıkla açıklanması gittikçe zorlaşan bir şirket stratejisi”. Ve etrafınızda size değişimi gerçekleştirmemeniz için direnenler kimler, yanınızda olacaklar kimler. “Ben kimim?”

 

 

 

Değişimi yönetebilmemiz için Kotter’ e göre 8 adımda başarılı değişim yöntemi şu şekilde sıralanmış.

1.Acil durum hissi yaratın ve değişimin gerekliliğini görmelerini sağlayın.
2.Yol gösterecek takımı kurun. Güçlü bir grup olduğundan emin olun.
3.Ne yapılacağını kararlaştırın. Değişi vizyonunu ve stratejisini oluşturun.
4.Herkesin çok iyi anlamasını ve kabul etmesini, iletişim kurarak sağlayın.
5.Diğerlerini harekete geçmeleri için güçlendirin. Mümkün olduğu kadar engeli ortadan kaldırın.
6.Kısa süreli kazanımlar yaratın. Kolaylıkla görülen anlaşılan başarılar elde edin.
7.Gevşemeyin, yavaşlamayın. İlk başarıdan sonra çalışma temponuzu hızlandırın.
8.Yeni bir kültür yaratın. Kalıcı olmasını iyice yerleşmesini sağlayın.

Sizler de bu adımları hayatınızda, iş yerinizde, projenizde uygularsanız çok daha başarılı olabilirsiniz.

Yazar: Merve Zeynep ALTUĞ



EnglishTürkçe