Etkili Proje Yöneticisinin Yedi Alışkanlığı Yazı Dizisi – I

Bu yazı dizimizde Stephen R. Covey tarafından ortaya konulan, Etkili İnsanların 7 Alışkanlığını, proje yönetimi ve yöneticileri açısından ele alacağız.  Siz de bunları, şirketinizin kendi iç ve dış dinamiklerine göre uygulayabilirsiniz.

Pandemi döneminden geçtiğimiz bu süreçte, yeni dünyanın neye benzeyeceğini ve başarılı proje yöneticisinin alışkanlıklarının neler olduğunu, olacağını hep birlikte düşünecek ve değerlendireceğiz.

Etkili Proje Yöneticisinin Yedi Alışkanlığı* Yazı Dizisi-I

Stephen R. Covey’in  “Etkili İnsanların Yedi Alışkanlığı” kitabını iş dünyasında olup da duymayanımız çok azdır. Covey, “Karşılaştığımız sorunlar, onları yarattığımız zamanki düşünce düzeyiyle çözülemez.” diyor. İş hayatında sorunların en çok yaşandığı alanlardan birisi ve belki de en önemlisi Proje Yönetimidir. Zamanında yetişmeyen, planlaması düzgün yapılmayan birçok projede, aradığımız soruların cevapları, Covey’in önerdiği bu yedi alışkanlıkta yatıyor olabilir.

Bir proje yöneticisinin etkili olabilmesi için, etkileşim alanını doğru bir biçimde tanımlayan ve çalışma prensiplerini yansıtan yeni bir paradigmaya ihtiyacı olduğunu söyleyebiliriz. Covey kitabında, bu yeni düşünce düzeyini “Etkili İnsanların Yedi Alışkanlığı” başlığı altında; kişisel ve kişiler arası etkililik konusunda, ilke merkezli karaktere dayalı, içten dışa diye tanımlanan bir yaklaşımla ele alıyor. “İçten dışa” yaklaşımı, genel zaferlerden önce özel zaferlerin geldiğini; kendi kendimize söz verip tutmamızın, başkalarına söz verip tutmamızdan önce geldiğine dikkat çekiyor. Kişiliği, karakterin önüne almanın, kendimizi geliştirmeden başkalarıyla olan ilişkilerimizi geliştirmeye çalışmanın, boşuna olduğunu belirtiyor.

Evrensel geçerliliği olan temel ve derin olgulara yani ilkelere dayandırdığı alışkanlıkları Covey, Sürekli Olgunlaşma Modeli ile gerçekleştirebileceğimizi öne sürüyor.

Sürekli olgunlaşma modelinde,

bağımlılık, sen paradigmasıdır. Bağımsızlık ben paradigmasıdır. Karşılıklı bağlılık, biz paradigmasıdır.  Biz, yeteneklerimizi ve becerilerimizi birleştirirsek, beraber daha etkili olabiliriz, daha büyük bir şey ortaya koyabiliriz.  Proje paydaşlarında bunu başaranların, biz olmayı beceremeyenlere kıyasla, gerçekten çok daha iyi sonuçlar aldığını görüyoruz.

Etkili Olmanın doğal yasayla bir uyum içinde olan etkililik paradigmasına dayandığını söyleyen yazar, gerçek etkinin, iki şeyin işlevi olduğunu öne sürüyor: Üretilen şey ve Üretim Yeteneği. Ve etkili olmanın da dengeli olmaya bağlı olduğuna dikkat çekiyor. Tam da bir proje yöneticisinde aranılan özellik: Sorumlu olduğu projesini, dengeli bir şekilde yönetme yeteneği! Tam da burada Planlama ile Yürütmeyi birleştireceğimiz İş Birliği Oluşturma (Collaboration) konusuna da girebiliriz ancak bu, bir başka yazımızın konusu olmayı hak edecek kadar kapsamlı bir süreç.

Bir proje yöneticisinin nasıl daha etkili olabileceğini, Covey’in yedi başlıkta ele aldığı alışkanlıklara yani ilkelere göre değerlendirecek olursak,  öncelikle “etkili insan” dediğimizde neyi kastettiğimizi düşünmemiz gerekiyor. Etkili bir yönetici olabilmemiz için öncelikle bir etki alanımız olmalıdır. Etki alanı/ilgi alanı kavramlarını ilk alışkanlık olan proaktif olma başlığında ele alacağız. Ve burada gerçek etkililiğin üretilen(Ü) şey ve üretim yeteneğinden(ÜY) kaynaklandığını göreceğiz. İşte; etkili olmak, üretilen şey ve üretim yeteneği arasındaki dengeye bağlıdır. Ortaya koyduğumuz proje ve o projeyi yönetme yeteneğimiz.

Alışkanlıklarımız ise, 3 kaynaktan beslenir:

Bilgi        =             Ne Yapmalı, Neden Yapmalı

Beceri   =             Nasıl Yapmalı

Arzu      =             Yapma İsteği

Eğer bir konu hakkında bilgimiz varsa, neyi nasıl yapacağımızı

biliyorsak,

bunu yapma becerisine de sahipsek, bu konunun

alışkanlık haline gelebilmesi için geriye tek bir şey kalıyor.

Yapma isteği!

 

Neyi, nasıl yapacağını bilen bir proje yöneticisinin etkili olmak için öncelikle etki alanını belirleyip sonrasında, bilgi ve becerilerini tutkuyla ortaya koyması ve bunu alışkanlık haline getirmesi gerekiyor.

Bu yazı dizimizde Stephen R. Covey tarafından ortaya konulan, etkili insanların aşağıda saydığımız bu 7 alışkanlığını, proje yönetimi ve yöneticileri açısından ele alacağız.  Siz de bunları, şirketinizin kendi iç ve dış dinamiklerine göre uygulayabilirsiniz. Bu alışkanlıkları sıralayacak olursak:

Başarılı bir proje yöneticisi olmak için neler yapılmalı? Pro-aktif olmak, sonunu düşünerek işe başlamak, kazan-kazan bilici ile davranmak, gibi kavramlar proje dünyasında yöneticiyi nasıl destekler? Pandemi döneminden geçtiğimiz bu süreçte, yenidünyanın neye benzeyeceğini ve başarılı proje yöneticisinin alışkanlıklarının neler olduğunu, olacağını hep birlikte düşünecek ve değerlendireceğiz.

Gelecek yazımızda ilk alışkanlık olan “Proaktif Olmanın” ne anlama geldiğini ve Çevik Proje Yönetimi ile ortak noktalarını ele alacağız. Sağlıcakla kalın…

*Bu yazı dizisi, Stephen R. Covey- Etkili İnsanların Yedi Alışkanlığı eserinde yer alan kavramlar esas alınarak hazırlanmıştır.

YAZAR: PEYMAN YÜKSEL



EnglishTürkçe