PMI TR Gençlik Zirvesi’nden Notlar

21 Ekim 2021 tarihinde PMI TR® tarafından gerçekleştirilen, sponsoru olmaktan gurur duyduğumuz zirvede, gençlerimizle birbirinden değerli konuşmacıların buluştuğu ve “Yeni Nesil Proje Yönetimi” temasıyla gerçekleştirilen çok güzel bir etkinliğe katıldık. PMI®’ın 10 yıllık proje yönetimi odaklı istihdam “Talent Gap: Ten-Year Employment Trends, Costs, and Global Implications” raporuna göre 2030 yılına kadar her yıl dünyada 25 Milyon proje yönetimi odaklı istihdam ihtiyacı oluşacağı düşünülünce, proje yönetimi yetkinliğinin gelişmesinin en önemli bileşeni, gençler!

Ata’mızın dediği gibi: “Ey yükselen yeni nesil, gelecek sizindir”

  • Pandemi sonrası iş dünyasında aranan yetkinlikler nelerdir?
  • Gençler bu yetkinlikleri doğru alanda nasıl kazanabilir? Ve kullanabilir?
  • Değişen iş modellerine nasıl adapte olabilirler?
  • Sektörün gençlerden beklentisi nedir?

Sorularına cevap arandı ve tespitler yapıldı. Hibrit çalışma düzeni, online toplantılar, uzaktan ve evde eğitim uygulamaları belirsizliğin hâkim olduğu bu süreçte işleyişin devam etmesini sağladı. Zamanla eski yaşantımıza dönecek olsak da birçok değişimin kalıcı olacağı öngörülüyor.

Aşağıda Zirvedeki bazı oturumlardan kesitler sunuyoruz.

1. DİJİTAL DÖNÜŞÜM’de Proje Yönetimi

Konuşmacılar: Dr. Oğuzcan SAMSUN & Melike KAZANÇ AYDOĞAN

Zirvenin ilk oturumunda Sn. Dr. Oğuzcan Samsun ve Sn. Melike Kazanç Aydoğa bizlerleydi. Enerji sektörü bazında “Proje Yönetimi”ne dair önemli anekdotlar verdiler.

Dünyanın neresinde olursanız olun dünya değişmeye devam ettikçe her alanda olduğu gibi proje yönetiminde de dijital dönüşümün kaçınılmaz bir gerçek olduğunu önemle vurguladılar.

“Yeni dünyayı proje yönetimini uygulayarak değiştiren bu işin mimarlarından olacaksınız” diye gençlere iletiyor Oğuzhan Bey.

“Dijital Dönüşüm bu işin olmazsa olmazı” diye ekleyen Melike Hanım ise 2019 yılında aynı zamanda çevik dönüşüm çalışmalarına başladıklarını ve EnerjiSA’nın %68 çevik çalıştığını vurguluyor. IT sektöründe yaklaşık %40 kadın çalışanla da kadın istihdamınında bu sektörde öncü firmalardan olduklarını söylüyorlar.

“Geleceğe dijital dönüşümle yürüyoruz. 5 yıllık roadmap ile işlerimizi yönetiyoruz. Ancak sektör çok değişken, önceliklerimiz değişiyor bu sebeple 6 aylık döngülerle yönetmeye çalışıyoruz. Yıllık 500 üzeri proje yönetiyoruz. Projeleri işlerin stratejik önemi, karmaşıklığı ve büyüklüğü doğrultusunda 3 seviyede sınıflandırıyoruz. PYO’daki arkadaşlarımız stratejik önemi büyük karmaşık projelerimizi yönetirken, seviye 3 olarak adlandırdığımız daha küçük çaplı projelerimizi junior, bu alanda yetişecek genç proje yöneticileri arkadaşlarımız yönetiyor. “

Özellikle hibrit çalışma, çevik dönüşüm ve dijital dönüşümün öneminin vurgulandığı bu oturumda enerji sektörünün öncü firmalarından EnerjiSA’nın agile metodolojileri uygulamasıyla arttırdığı proje başarılarıyla çevik yöntemlerin ne kadar kritik rol oynadığını gençlerimize aktarıyorlar.

“İşlerimize agile girmesiyle beraber kendi kendini yöneten, kendi kararlarını veren ekipler ile yürüyoruz” diyor Melike Hanım.

Ve oturumun sonunda “İleride proje yöneticisi olmak isteyen gençlerimiz nelere yatırım yapmalı, ne tavsiye edersiniz” diye soruyor konuşmacılara Özüm Öyküm Katlı.

“Her biriniz aslında bu işe başladınız bile. Grup ödevlerinizden, mezuniyet için hazırladığınız proje ödevlerinize sizler bu ödevlerin proje yöneticisisiniz. Ve ekip olarak çalışıyorsunuz, ekip iletişimi de bu işin olmazsa olmazı. Belki 4-5 kişilik ekiple çalışıyorsunuz ancak paydaşlarınızla beraber 100 kişinin ihtiyacını karşılıyorsunuz. Hem organizasyonel hem de farkındalık açısından kendinizi geliştirebileceğiniz her fırsatı yakalamanızı tavsiye ederim” diye sözlerini bitiriyor Oğuzhan Bey.

2. Bağlantısal Bütünsellik Çağında Liderlik

Konuşmacı: Dr. Rıza KADILAR

“Şu an eksiğini hissettiğim neleri hayatıma katabilirim diye her zaman bir arayıştayım” diyerek konuşmasına başlıyor Rıza Kadılar.

“Covid öncesi iş yerinden çalışılıyorken, hayatımızın bu döneminde hibrit çalışmayı hayatımıza önemli ölçüde kattık. Pandemi öncesi dönemin çok matah bir yer olduğunu düşünmüyorum. Belki de son 30-40 yıldır verimliliği bir türlü arttıramadan yaşıyorduk. Pandemi ile hayatımızı kolaylaştıran araçları hayatımıza soktuk. Zorunda kaldığımız için daha iyi nasıl organize olabiliriz, hangi araçları kullanmamız bizi daha verimli hale getirir bunları araştırır olduk. Ve işe yaradı da. “

Bir şeylerin olma ihtimali, bunun sonucunda bizim ruh halimizi nasıl etkiliyor, bunları da incelemek lazım diye ekliyor Rıza Bey.

“Hayatınızın yaşanmamış kısmı, yaşanan kısmından çok daha fazla” diye konuşmasını bitiriyor Sayın Rıza Kadılar.

3. Türkiye ve Dünya Ekonomisi: Nereye?

Konuşmacı: Dr. Oğuz DEMİR

“İçinde bulunduğumuz şartlarda çok uzun vadeli öngörüler yapılması pek mümkün değil. “

“Sanayi devrimi hem üretimi hem tüketimi biçimlendiren ana trendlerden biri oldu. Aradan geçen 200 yıllık sürenin sonunda da bir bilgi devrimi oldu. Bunlara adapte olmaya çalışırken süreç pandemi öncesi ve pandemi sonrası olarak ikiye ayrıldı. “

“Türkiye ekonomisi ile ilgili en önemli sorun ne diye söylediklerinde hep şunu söylerim: 2050 yılındaki Türkiye’nin ekonomi politikası ne? Bu sorunun cevabını bilmiyoruz. Daha zengin, daha refah bir ülke mi hedefliyoruz?”

Son 3-4 senedir özellikle Türk lirasındaki değer kaybıyla beraber neredeyse orta sınıfı kaybetmiş bulunmaktayız. Burayı peyderpey yoksul sınıfa bırakmış durumdayız. Ancak şu anki şekillendirmemizle 10-20 sene ilerisindeki orta sınıfı nasıl oluşturacağımızı biz planlayabiliriz. Bu süreçte eğitim, eğitime bağlı iş gücü piyasası orta sınıfın inşasında önemli rol oynayacaktır.

Bütün teknoloji trendlerini doğru eğitim ve emek piyasasıyla birleştirebilecek bir Türkiye’nin geçmişte olduğu gibi daha hızlı bir şekilde büyüyebileceği bir döneme gireceğine inanıyorum. Çünkü bunu gerçekleştirebileceğimiz bir talep gücüne, nüfusa sahibiz.”

4. Proje Yönetimi Çerçevesinde Türk Havacılık Sanayii Tarihine “Teknik” Bir Bakış

Konuşmacı: Dr. Emir ÖNGÜNER

Bu oturumda kaynak ve iletişim yönetiminde yaşanan başarısızlık sebebiyle Türk Havacılık Sektöründe kronolojik olarak yaşanan başarısızlıklara dair çok güzel noktalara değinen Sayın Dr. Emir Öngüner ile birlikteydik. Günümüzün gereksinimlerini anlamak ve geleceği düzgün planlamak için geçmişi analiz etmek büyük önem taşıyor diye sunumuna başlayan Sn. Emir Bey, bu doğrultuda kronolojik uçak tarihini biz gençlere aktarıyor.

“Geçmiş olmuştur bitmiştir diye bakmamak lazım. Geçmişimizi örnek alarak, dijital çağda üretimin had safhada olduğu bir dönemde yaşarken sanayi ile ilgili alanlarda daha evvel neler yapılmış. Proje yönetimi çerçevesindeki olgularını iyice anlamak lazım” diye konuşmasına başlıyor Sayın Emir Öngüner.

1925 yılında çıkan gazete haberinde de görüldüğü üzere konudan anlayan insan olmadığı için ilk başarısızlık sebebi olarak gerekli nitelikli elemanın olmaması olarak değerlendiriyoruz. Uçak yapılıyor ancak uçağı denetleyecek insan kaynağı mevcut olmaması sebebiyle başarısızlıkla sonuçlanıyor.

Aradan 5 sene geçmesine rağmen bu olayın önemi anlaşılmamış ve bu alanda insan istihdam edilmemiş. Ve yine başarısızlıkla sonuçlanmış.

1940’lı yıllarda hâlâ ahşap uçak üretmeye çalışıyoruz. Bu çok büyük bir iletişim eksikliğini gösteriyor. Potansiyel müşterimiz kim? Müşteri benden ne bekliyor? Bu sorulara dahi cevap veremeyen ürün üretilmeye çalışıldığı için yine proje başarısızlıkla sonuçlanıyor.

Yukarıdaki görselde de “Türk Havacılık Sanayii Tarihi’ni“kronolojik olarak görüyoruz.

“1944 yılına kadar Türkiye’de teknik bir üniversite yok. “

“Teknik Eğitim ihmal edilmiş.”

“Metal imalata geçilmiş bir dünyada hâlâ ahşap uçak üretmeye devam etmek, teknolojik gelişmelerin proje yönetimi kapsamında düzgün takip edilemediğinin en büyük kanıtı…”

“Havacılık tarihine de baktığımızda en büyük problemin iletişim eksikliği olduğunu çok net bir şekilde görüyoruz. Sizler eğer üreticiyseniz, ürününüzü satacağınız kurumun ne istediğinden emin olmalısınız. “

Emir Bey’in 9 saatlik seminer serisine Youtube kanalından ulaşabilirsiniz.

5. KIRKINDA Sil Baştan

Konuşmacı: Şirin ÇANKAYA

40’lı yaşlarına gelirken girişimci olmaya karar veren Şirin ÇANKAYA’nın sunumuna geçiyoruz. Değişim çemberi ile başlıyor sunumuna. Yaşadığı yolculuğu, 15 yıldır yaptığı iş ile konfor alanında olduğunu anlatarak başlıyor Şirin Hanım. Daha sonra “Korku Alanı” na girdiğinden bahsediyor; Yeterince bilgim yok, param yok, şansım yok diyerek ya konfor alanına tekrar dönecek veya bir sonraki aşama olan öğrenme alanına gideceğinden bahsediyor. Ve cesaret örneği göstererek “Öğrenme Alanında” buluyor kendini. Hayalleriyle beraber İngiltere’ye yerleşiyor ve kendi şirketini kuruyor.

“Yapılan bir araştırmaya göre çalışanların %60’ı daha önce tanıştığı biri aracılığıyla iş bulmuş. Çalışacağınız alandaki güncel haberleri takip etmekle yükümlüsünüz, bu konu ile ilgili konuşabilme yetisine sahip olmalısınız.”

İş görüşmesine gittiğinizde “STAR” gibi cevaplayın.

“PMP sertifikası edinmek ilk elekten geçmemize yardımcı olabilir ancak işi bilen biri karşımıza geldiği zaman ilk sorusunda tokat yemiş gibi olabiliriz. Bu sebeple altını doldurabileceğiniz yetkinlikler edinin. Sonuçlarından pişmanlık duymayacağınız kariyer adımları atın!”

20 yıl önceki Şirin’e ne söylemek isterdiniz diye soruyor Ali Dikmen.

Gelişmek istiyorsanız asla konfor alanınızda kalmamalısınız…Kariyer denilen şeyin ilk başladığınızda 100 metre olduğunu düşünüyorsunuz ancak kariyer bir maraton bile değil bir lig. Kazanmanız şampiyon olacağınızın garantisi olmadığı gibi kaybetmeniz de başarısızlığın göstergesi değildir.”

6. New Age Of Renaissance: How to Integrate Art, Science, Technology & AI into Public Spaces

Konuşmacı: Ferdi ALICI

Başımıza gelebilecek en güzel şey en gizemli olanıdır. O (gizem), tüm sanatların ve bilimin kaynağıdır. Sözüyle sunumuna başlıyor Sayın Ferdi Bey.

Kamusal alanda veriyi, mimari deneyimi, yapay zekayı ve teknolojiyi bir araya getirerek hayallerini gerçekleştirdiğini söylüyor. Asıl amaçları hibrit sanat eserleri üretmek. Dünyanın farklı yerlerinde sergilenen eserleri onlarca prestijli ödül almış ve global olarak tanınan markalarla iş birlikleri de çok ses getiriyor. Berlin, Los Angeles, Barcelona ve İstanbul’da ofisleri olan Ouchh çok ünlü konularda sanat müzeleriyle, bilim sanat müzeleri ve ASA, CERN, Google, Intel, Amazon, Nike vb. markalar ile çalışma imkânı bulunduklarını anlatıyor.

Bilgi Üniversitesi 2. Sınıfta okurken Ouchh ‘u kuruyor Ferdi Alıcı.

“Göbeklitepe’ye ait internetteki bütün verileri ve yapay zekayı kullanarak tasarlanan mimari veri projesi, dünyaca ünlü Mori Art Müzesi, New York Times Meydanı ve Nuit Blanche Taipei Festivali gibi daha birçok yerde sergilendi. “Dünyanın en eski antik kökenlere sahip verileri, yapay zeka ile yeniden okunup bir kamu sanatı için eser haline gelirse ne olur?” sorusundan yola çıkıldı ve bizi çok heyecanlandırdı diyor Ferdi Alıcı. GAN ile yapay zeka algoritmaları kullanılarak Göbeklitepe verilerinden (çömlek öncesi Neolitik B, PPN; 9600-7000 cal BC) tarih öncesi dönemi öğrenmek için veri sergisi yaratıldı.”

“Data boya, algoritma fırça…”

“Hiçbir zaman bir veriyi olduğu gibi görselleştirerek eser üretmedik. Tamamıyla karmaşık ve deneysel bir üretim sürecinden sonra eserlerimiz hayat buluyor. Fikrin, alt metnin, konseptin, sanatsal animatik içeriğin, yaşayan mimari tasarımın önemli olduğu bir evren bizimkisi… En son teknolojiyi kullanarak eserler üretsek de aslında teknoloji odaklı bir stüdyo değiliz. Fikir, teknolojiden önce gelir. Eserimizin fikrine göre yeni teknolojiyi icat etmeyi ve hibrit deneysel yapılar inşa etmeyi önceliğimiz olarak görüyoruz. “

En büyük motivasyon kaynağınız nedir?

İzlediğimiz bu apokaliptik filmler, diziler, bilimsel makaleler, dünyaya yön veren büyük beyinler bize yeni bir şeyler hayal ettiriyor ve çok şanslıyız ki dünyanın çeşitli yerlerinde yatırımcılarla, markalarla ya da müzelerle hayat verme imkanı buluyoruz. Motivasyonumuz en son iş bitiyor ve halka açıyoruz oradaki etki ve oradaki geri dönüş bizler için inanılmaz bir motivasyon kaynağı diyerek sözlerini bitiriyor Ferdi Alıcı.

7. CAPM ve kariyerinin ilk adımında gençlere katkıları nedir?

Konuşmacı: Yeşim KABARIK BAYTEKİN

Yeşim Hanım “Eskiden iş yerinde geçirdiğimiz zamandan oluşuyordu kariyer” diyerek sözlerine başlıyor. Bugün kariyer dediğimiz olgu ise tüm yaşamımızı etkiliyor. Eskiden İK’da sorulan sorular maaş beklentiniz ne kadar, hangi okuldan mezun oldunuz iken bugün İK sizin başka yeteneklerinizi, değerlerinizi, yetenek alanlarınızı öğrenmeye çalışıyor.

“Kariyer, genç yaşlarınızda aldığınız tek seferlik bir karar değildir.”

“Kariyer bir yolculuk ve bu yolda keyif almayacaksanız eğer oldukça eziyetli bir süreç.”

Kariyerinizde bazen başladığınız, koyduğunuz hedeften sapabilirsiniz, bazen hedefinize başka yolda giderken bazen de çoklu hedefler deneyimleyebilirsiniz. Başka bir hedef seçtiyseniz öbüründen vazgeçmeyebilirsiniz. Ki günümüzde de bir yol ayrımına geldiğinizde illa bir hedefi seçerek değil işlerinizi paralel yürüterek de devam edebilirsiniz.

Bugünün dünyasında artık T tipi insan olarak yol alıyoruz. Tek alanda uzmanlığımız varken başka alanlara da kollarımızı açıyoruz. Pi tipi insanlar ise iki alanda uzmanlıkları varken diğer alanlara da uzanan bilgi birikimine sahip insanlar oluyor. Ancak geleceğin dünyası diyor ki artık çoklu uzmanlığa ihtiyaç duymaya başlıyoruz. Teknolojik ve ekonomik gelişmeler de bizi bu yola doğru itiyor.

Geleneksel öğretimin içeriği biz daha onu kullanmaya başlamadan eskiyebiliyor. Ve küresel rekabette kendimize yer bulabilmek adına olabildiğince dönüşüme ve değişime açık olmamız gerekiyor. Aksi halde yok olmaya mahkûm oluyoruz. Bu sebeple de en başta bahsedilen İK’nın işe alırken önem verdiği sorulara geliyoruz. Artık firmalar da bünyesinde dönüşüme ve yeniliğe açık insanlarla çalışmak istiyor.

Kariyer patikasının başında olanlara Yeşim Hanım önemle yukarıdaki soruları kendilerine sormalarını öneriyor.

“Proje Yönetimi, meslek bağımsız bir metodolojidir.”

CAPM Nedir?

Proje yönetimine bir giriş kartıdır. Mezuniyete yaklaşmış bir öğrenci veya yeni mezun iseniz, henüz hiçbir projede yer almamış gelecekte projenin bir parçası olacağınıza inanıyorsanız, mevcut rolünüze proje yönetimi becerilerini eklemek istiyorsanız ve daha fazla yetkinlik, yetenek ve sorumluluğa hazırsanız CAPM sertifikasına aday olabilirsiniz.

“Dönüşümün anahtarı sizde!”

diyerek konuşmasını sonlandırıyor Yeşim Hanım.

Birbirinden değerli konuşmacıları dinlediğimiz, Yeni Nesil Proje Yönetimi temasıyla gerçekleşen PMI TR “Proje Yönetim Gençlik Zirvesi’ni” keyifle dinledik. Emeği geçen tüm PMI TR gönüllülerine teşekkürlerimizi iletiyoruz.



EnglishTürkçe