PROJELERİNİZİ “ROBOTLAR” DEĞİL “İNSANLAR YÖNETİYOR

Mart ayında bizlerden proje yönetimi eğitimi aldıktan sonra PMP® olan Tuğba Naipgil ile “bir tarihçi projelerini nasıl yönetiyor” sorusunun cevabına gelin beraber bakalım!

1.Merhabalar Tuğba Hanım, sizi tanıyabilir miyiz?

1986 İzmir doğumluyum. 2005 senesinde Hacettepe Üniversitesi Tarih bölümüne’ne başladım ve 2010 senesinde mezun oldum. Mezuniyetten sonra da Ankara’da kaldım. Sonraki iş bulma sürecinde ise ilk iş tecrübem raylı sistemler üzerine oldu.

2.Bir tarihçi olarak proje yönetimi süreçlerinie nasıl dahil oldunuz? Nasıl karar verdiniz?

Aslında hangi proje yöneticisine sorsanız kariyer patikasında ilk işi olarak proje yönetmek gibi bir alternative olmamıştır. Bende de bu karar çok bilinçli olmadı açıkçası. “Tarihten mezun olayım da gideyim raylı sistemde bir projede çalışayım” demedim.Her tarih mezunun olduğu gibi ben de Osmanlıca çeviriler yapıp tezler karıştırıyordum. İş hayatı beni çok farklı bir yöne sürükledi ve kendimi çok tesadüfi bir şekilde önceden içinde olmadığım bir sektörden iş görüşmesine çağırılırken buldum. Şu an kurucu ortaklarımızdan biri olan David o zaman proje yöneticisiydi. İŞ görüşmemizi onunla gerçekleştirdik. İş görüşmesindne çok sohbet havasındaydı ve “Ya neden olmasın deneyelim” diyerek bu işe başladık. Bütün kapıları açan kişidir bana David.

3.Proje Yönetimi deneyiminizden bahseder misiniz?

Son 2 yıldır proje yöneticisi olarak çalışıyorum. Ondan öncesinde ise birçok farklı departmanda görev aldım ve şu an yüksek hızlı trenin bakım onarımını gerçekleştiren bir firmada çalışıyorum.Aynı zamanda hasar tamiri projeleri de yürütüyoruz. Devlet kurumları ile de çalıştık. Durum böyle olunca çok fazla paydaşın olduğu ve yoğun sözleşme, ihale süreçleri ile haşır neşir olduk ve alt yüklenicilerle olan deneyimim sayesinde satın alma biriminin kurulmasında görev aldım. Daha sonrasında sorumluluk alanım organik olarak gelişti ve bir şeylere dahil olmanız, firma kuruluşundan itibaren orda olmanız ve buna dayalı olarak karşı tarafın sizin analiz yeteneğinize güveni derken 1.5 sene önce proje departmanı kuruldu ve şirketin ilk proje yöneticisi olarak birden fazla projeyi yönetme şansım oldu.

4.Sosyal bilimlerden mezun biri olarak projelerinizde teknik süreçlerinizi nasıl yönettiniz?

Öncelikle hemen alıp da “hadi gel proje yönet” diye bir durum olmadı. Çok temel konulardan başladım. Sözleşme nedir, şartname nedir, ihale nedir ve süreçler nasıl işliyor, balata nedir ,damper nedir , amortisör nedir gibi birçok konu üzerinde kafa yordum ve  bu bahsettiklerimi ilk kez sahada gördüm. Hatta bunları öğrenebilmek için çoğu kez trenin altında zaman geçirdim. Yine de bu süreçleri tek başıma yürütmedim. Bu süreçte çok değerli bakım müdürümüz Muharrem Bey’in desteği ana bu süreçlerde ivme kazandırdı. Muharrem bey teknik müdür olarak süreçlere dahil olurken ben de planlama ve idari süreçlerde bir ekip çalışması yürüttük.

5.Yine bir tarihçi olarak “öğrenilmiş dersler” size ne ifade ediyor?

Öğrenilen dersler, hayatınızdan çok ayrı düşünebildiğiniz bir şey değil.Diğer proje yöneticilerinden farklı olarak okuduğum bölümün bu kadar işe yarayabileceğini düşündürmüyordum, ne kadar alakasız görünse de. Geçmişe bakarak ileriyre doğru bir tahmin, durum analiz değerlendirmesi gibi bir yetenek kazandırıyor size.Öğrenilmiş dersler bizde “hep böyle olacağını hissetmiştim” dediğiniz geçmişten öğrenip geleceğe yönelik yaptığımız çıkarımlar bütünü. Tarih de bu noktada bana bir öngörü sağladı. Projelerinizi “robotlar” yönetmiyor. Bir şekilde insanlar bu sürece müdahil oluyor ve belli kombinasyonlar bir araya geldiğinde iyi ya da kötü bir sonuç doğuracağını bir sosyal bilimci olarak hissediyorsunuz.

6.Sorumuz şimdi sınavla ilgili. Sınava hazırlanırken nasıl bir eğitim aldınız ve sonraki süreç nasıldı?

Proje yürüttüğüm esnada bir çok sertifikasyon ve kalite süreçlerini kapsayan programlar duyuyordum ISO vb gibi. Bu konuyu da 1.5 senedir yakın takibe almıştım. Bu görevi aldıktan sonra da kulaktan dolma  internetten indirdiğim bir şablon ile bu sürecin sağlıklı ilerlemeyeceğini düşünerek arkadaşlarımızla bu konua ilerlemek istedik. Proje yönetimi ve sertifikasyon için neler yapmamız gerektiğini araştırdık. PMI’ın ön gördüğü 35 saatlik eğitimi alıp sonrası için bakalım dedik. PMI’ın sayfasında İZGE’nin resmi bir kuruluş olduğunu gördük ve buradan eğitim aldık. Selim ve Gülay Hocaların desteği gerçekten yadsınamazdı. Sınava kaydolduk ve şehir efsaneleri olan “auditler, sınav merkezi değişikliği, sınav iptali” gibi bir çok süreci yaşadım.

 

7.Okuduğunuz disiplin size bu alanda nasıl bir farklılık veya farkındalık sağladı?

Öyle bir ortamdasınız ki 10 tane mühendisle çalışıyorsunuz ve hepsi bir şekilde aldıkları eğitim ve disiplin gereği probleme benzer şekilde yaklaşıyorlar ister istemez ve çözmeye çalışıyorlar. Çok alakasız da olsa okuduğum bölüm farklı bir bakış açısı geliştirmeme sebep oldu benzer problemlere yaklaşırken. Mekanik yapıya IQ yerine EQ ile bir yaklaşım sergilemeyi tercih ettim ve durumların analizi ve geleceğe dair sonuçların çıkarımı konusunda çok faydasını gördüm.

 

Bununla ilgili en bir örnek vereyim:

Bir sözleşme hazırlayacaksınız ve bu sözleşme alt yüklenicinizle ilgili teknik bir şartnameyi içeriyor. O anda, mühendislerin disiplini onları bu doğrultuda belirli bir düzende ilerlemeye itiyor. Gerçek hayatta karşınızdakinin bir şirket sahibi ya da alt yüklenicinizin bir yönetici olduğunu düşünün. Bundan çıkarları olabileceğini şirket sahibi olan biri için tabiri caizse “evine ekmek götürebileceğini” düşünerek farklı ödeme planları oluşturmanız gerekebiliyor. En basitinden, sizin bu algınız, karşınızdakini tanıyabilmeniz ve karşınızdakinin sosyal olarak neye ihtiyacı olduğunu anlamanız size proje yöneticisi olarak bazen avantaj sağlıyor bazen pazarlık gücünüzü arttırıyor bazen sizi haklı çıkarıyor ve bazen de bir noktada zayıflıkları ya da eksiklikleri “tamam bunu bu noktada kabul edebilirim/ tolere edebilirim” diyorsunuz. Dediğim gibi projelerinizi “robotlarla “ değil kişilerle yönetiyorsunuz.  Kavram olarak ne kadar alt yüklenici de olsa nitekim hepsi nihayetinde “insan”.

 

Röportajın videosunu aşağıdan izleyebilirsiniz.